FANKİT: Müptezel Tanrılar (PDFli)

 

Serkan Üstündağ  “Varoluşsalcılığı ve uyuşturucu kullanımını harmanlamaya çalıştığım bu eserdeki tanrılar müptela değil müptezeller…” önsözde böyle bahsediyor fankitinden.

Hikâye anlaması güç bir girişle başlıyor; mecaz ve gerçek, bulanmış kafalardaki tuhaf atmosferin etkisiyle iç içe geçiyor. Okumaya devam ettikçe evrenin oluşumunu açıklamaya uğraşan bir sürü bilimsel zırvayı bir kenara itip hikâyenin sunduğu gerçekliğe kendinizi bırakıyorsunuz: Yıldızlar, müptezel tanrılar, bilinç, antibilinç ve ikisinin dengesi. Adı duyulmuş mitolojik yunan tanrılarının aslında geçmişte dünyayı ziyaret etmiş birer müptezel tanrı oldukları, müptezel tanrıların beslenmesi için enerji açığa çıkmasının gerektiği ve en leziz enerjinin de insanlarda oluşu, tanrıların uyuşturucu kullanan insanların bedenlerini ele geçirip katliamlara sebep olarak salınan enerjiyi artırışı… Hikâyedeki birçok detay kurgunun zeminini hazırlıyor ve hikâyeler birbiri ardına sıralanıyor.

“Eğer karşınızda öykünün temasını ve verdiği mesajı anlamayan bir kızınız varsa, öykülerin ne anlattıklarını ona açıklamaya çalışmayın. Zaten çıkarılacak bir ders varsa çıkartılmıştır. Çıkartılmıştan çıkarmak, zorladığını zorlamak; yıkmak, dökmek ve açıkça istila etmektir”

Kilit nokta şurada: Müptezel tanrılar insanlarla iletişim kurabilmek için aracı olarak DMT, LSD, Alkol gibi aracıları kullanıyor. Bu aracılar kullanıcının bedeninde “bilinç noksanlığına” sebep oluyor, bedenden ruhun boşalan kısmına bir müptezel tanrı sızmaya başlıyor. Fakat neden sonra şöyle diyor: “Hala kendimi görebiliyorum!”

Benim anladığım kadarıyla “Hala kendimi görebiliyorum!” cümlesi bilincin yitmeyişine duyulan bir sitem. İnsanlar uyuşturucu maddeler kullanarak kendi var oluşlarını görmezden gelmeyi ya da görmemeyi başarabildikleri an tanrılaşıyorlar. Bütün anlatıya, onların anti bilinç katmanında oldukları penceresinden bakmak gerek.  Anti bilinçten doğan tanrılar, tıpkı “uyuşmuş bir kafa” gibi. Yalnız onlar tapılan değil, müptezel tanrılar ve müptela da değiller. Peki tüm bunlardan Tanrının da anti bilinç seviyesinde serbest bir enerji olduğu çıkar mı ki?

Fankitin kurgu boyutu sürükleyici, ilginç ve hızlı ilerliyor, alt metni sembollerin üstüne düşünmeye müsait şekilde.  Serkan Üstündağ için her ayrıntı elbette bir noktaya karşılık geliyordur, siz bunun için biraz kafa yorabilirsiniz ya da ne bileyim, belki de yormazsınız.

Bu müptezel tanrılar iyice uçmuşlar, orası kesin.

FANKİT: Müptezel Tanrılar (PDF İNDİR)

Yorum bırakın