Dünyaya Fransız Fanzin Röportajı (PDFli)

Dünyaya Fransız bu ay içinde ilk sayısını çıkarmış bir fanzin. İlk sayısına baktığımızda içerisinde farklı türlerden ve çeşitli konulardan eserler barındırmakta. Fanzini daha yakından tanımak adına Dünyaya Fransız’a çeşitli sorular yönelttim. Dünyaya Fransız ekibinden Talha Özkaynak da sorularımı cevaplandırdı. Şimdi lafı daha fazla uzatmadan Dünyaya Fransız’ı kendi ağzından dinleyelim:

Öncelikle bizi Dünyaya Fransız hakkında bilgilendirebilir misiniz? Kimsiniz, ne yapmaya çalışıyorsunuz, bu kadar kalabalık bir ekip nasıl bir araya geldi?

Biz başta Koç Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mehmet Pisak Anadolu Lisesi ve Beyoğlu çevresinden yirmi beş, otuz kişiyiz. Biliyorum bir fanzin için oldukça kalabalık bir ekibiz ve ekibimiz oldukça renkli. 14 yaşındaki bir yazar, 37’sindeki sanatçı bir arkadaşa kadar birçok gruptan insanı barındırıyoruz. Nakliyatçıdan, öğrenciye oradan ressama uzanıyoruz. Ne yapıyoruz konusuna gelirsek eğer, üretiyoruz. Üzerine kutsal sözler dökmeye gerek olduğunu düşünmüyorum, dönerci nasıl dönerini kesiyorsa biz de üretip insanlara sunuyoruz. Başka bir amacımız olduğunu sanmıyorum. -İkinci soruda bununla çeliştiğimizi biliyorum, ancak o yazı üretildikten veya tüketildikten sonra ortaya çıkan bir amaç ve araç silsilesi, yabancılaşma yani- Bu kadar kalabalık bir ekibin bir araya gelmesi biraz rastlantısal oldu aslında. Her günkü gibi İstiklâl’de yürürken canım sıkıldı ve Mephisto’ya girdim, fanzinleri karıştırırken -zaten kafamda uzun süredir bir şeyler üretmek vardı- neden biz de bir tane çıkartmıyoruz sorusu kafama çok takıldı. Ne de olsa üç beş arkadaş bu işi halledebilirdik, işte akşama kadar telefonlar, uğramalar, ziyaretler, çaylar derken bir baktık ki bir sayfaya sığmıyor adlar. Umarım daha büyük bir kadroyla, daha fazla kişi ve eserle insanların karşısına çıkacağız. Sayfaların bağımsızlığını savunsak da, kolektif bir üretim için.

Dünyaya fransız olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu kelimeler bütününde baktığımızda; dünyaya yabancı kalmanın ekseninde daha bireysel konular işleneceğine dair bir hava vardı. İçeriğe baktığımızda ise toplumsal konular ağırlıkta. Bu tezatlık sizlerin yayın felsefesi mi yoksa olağan gelişen bir olay mı?

Dünyaya Fransız olmanın aslında çift anlamı var. Dünyaya Fransız olmak Türkçemizde kullanılan bir deyim olarak, yabancı kalmak. Burada yabancı kaldığı nesne olarak dünya söyleniyor ancak madalyonun bir de arka yüzü var. Fransa, fikir tarihinde, askeri tarihte, iktisat tarihinde olsun çoğu şeyin mucidi bir ülkedir. Ayrıca mucit olmakla kalmaz, gider bu fikirlerini tüm dünyaya yayar. Biz Rodos’daki eski Hellios Heykeli gibi iki ayağı gibi iki anlama da yaslanıyoruz aslında. Evet, içinde dünyaya yabancılaşan, bireye inen yazılar ve anlamlar da barındırsa da bunu kendisine saklamaya hiç niyeti yok, toplumsal fikirleri de yaymaya, harekete geçirmeye çalışıyor. Bu çelişkiyi ve tezat olanı sevdiğimizi ve kabullendiğimizi de belirtmek isterim.

Son sayfanızda “YIKMAK! YARATMAKTIR” şeklinde bir sloganla karşılaşıyoruz. Yıkmak eylemini Dünyaya Fransız olarak önümüzdeki sayılarda etkili bir biçimde kullanıp, yeni bir şeyler yaratma arzunuz var ise okuyucuları bekleyen şeylerden ve bu slogana nasıl bir çerçeveden baktığınızdan bahsedebilir misiniz?

Aslında teknik bir hata dolayısıyla, içeride bulunacak bir kolaj, kapak fotoğrafı olarak kaldı. Bu kolajın, sıradan bir eser gibi değerlendirilmesi gerekirken, bizim arka yüzümüz oldu. Biz bu halini çok beğendik ve devam ettirmeyi düşünüyoruz. Yıkmak, yaratmaktır bildiğiniz üzere basit ve etkili bir slogan. O kolajda yıkılması gereken bazı olgular, kaotik bir şekilde sunulmuş. Bu sloganı aslında hayatımızda durmadan kullanıyoruz, sadece farkında değiliz. Durmadan nefes alıyoruz, oksijeni yıkarak karbondioksit yaratıyoruz. Her yıkım, sonrasında bir yapım aşaması gerektiriyor. O yüzden yıkmak, dolayısıyla yeniden inşa etmeye zemin hazırlamak gerekiyor. Bunun gerçek hayatımızda ciddi eylemlerde sıkıntı yaratabilecek olmasına rağmen, sanat alanında her bir yıkım, yeni ufuklar yaratıyor. Demek istediğim bu kadar, bakalım ikinci sayıda aynı kapağı kullanacak mıyız?

Sosyal medya hesaplarınıza göz attığımda basılı olarak da var olduğunuzu gördüm. Şu zamanlarda fanzinlerin basılı olarak dağılması oldukça zorlaştı. Sizler bu konuda nasıl bir yol izlemeyi hedefliyorsunuz?

Dediğim gibi kalabalık bir ekibiz, ilk olarak 200 adet bastırma kararı aldık. Daha baskı aşamasından bu baskıların tükenmesi ile beraber, 125 adet daha bastırmak zorunda kaldık. Kalabalık bir ekip olduğumuzdan etrafımıza kolaylıkla dağıtılabiliyoruz, yolda gördüğümüz hoş insanlara da bırakmayı unutmuyoruz. Ayrıca belirtmem gerek, İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Mardin, Çorum, Balıkesir, Manisa gibi şehirlere yüklü bir şekilde kargo gönderdik. İkinci baskıda tirajı 500’e veya 750’ye çıkartmayı planlıyoruz. -Belirtmem gerekiyor, şuan 8 Mart 2021, eldeki 125 baskı da tükenmiş durumda. Üçüncü baskıyı yapmayı planlamıyoruz-Eğer fanzine fiziki olarak erişmek isteyenler varsa, Kadıköy’de Espat, Mephisto ve Gamlı Baykuş Sahaf, Beyoğlu’nda ise Mephisto’dan ulaşabilirler. Ancak asıl dağıtım metodumuz kesinlikle, bireysel elden dağıtım. Çok kalabalık olduğumuz için yaşlı bir ağacın kökleri gibi çevrelere yayılabiliyor. Pandemi şartları esnedikten sonra bu işin bizim için daha kolay olacağını düşünmekteyim, çok daha fazla şehre erişmek istiyoruz. Bunun için de beklememiz, yeni arkadaşlar edinmemiz gerekiyor.

Fanzini çıkaran ekip fanzinle nasıl tanıştı ve bize fanzini nasıl tanımlarlar? Bu yola çıkmadan önce takip ettiğiniz fanzinler var mıydı?

Aslında çoğumuz fanzin kelimesinden bihaberdardı, onları aradığımda anlatmak durumunda kaldım ancak herkes çok heyecanlı olduğundan akşam hepsi araştırmalar yapmış, işin ne olup olmadığını, civarda çıkmış yeni fanzinlerin yapısına bakmış olarak gördüm. Daha önce elime fanzinler geçse de şahsen cevaplamak gerekirse sıkı bir fanzin takipçisi olduğumu söyleyemeyeceğim. Hatta süreli yayınlarla aram pek iyi değildir. Ancak bu işi hep beraber çıkarttıktan sonra elimden geçenlere ayrı birer gözle sever oldum.

Atladığım, içinizde kalan söylemek istediğiniz son bir şeyler var mı?

Canınızın sağlığı.

Sevgilerimle…

FANZİN: Dünyaya Fransız Fanzin Sayı 1 (PDF İNDİR)

yazan
Daha fazlası Komşu

Kaleiçi Notları-I – Önder Kosbatar

Şuna biraz dikkat edin: Ne kadar uzun boylu adam varsa nispeten daha...
Devamı