KRİTİK: Moonchild Fanzin Sayı 1 (PDFli)

 

Herkese merhaba!
Psikolojik olarak zorlu geçirdiğimiz bu dönemi umarım en az kayıpla atlatırsınız. Her şey bir gün son bulur, en güzel anlar gibi bunaltıcı anlar da öyle. Bir gün bugünlerimize de hayretle dönüp bakacağız. Bu süreçte evde kalmak, kendi iç dünyamıza çekilmek belki de hayatımız boyunca bir daha elde edemeyeceğimiz birer fırsat olabilir. Hepinize sevdiklerinizle sağlıklı günler diliyorum. Ben nasıl geçiriyorum peki günlerimi? Çoğunlukla pencereden dışarı bakarak, mızıka çalmaya çalışarak, resimler yapıp yırtarak ve bolca okuyarak. Bir tane kitabım var, bitmemek için direniyor. Okudukça uzuyor, öyle bir kitap. Haliyle insanı da bunaltıyor bu, hele ki böyle bunaltıcı öğelerin çevremize konuşlandığı bir dönemde. Ben de bir fanzin okumaya karar verdim, öylesine sevdim ki sizinle de paylaşmak istiyorum: Moonchild.
Önce adından başlayalım. Nedir moonchild? Şöyle tanımlanabilir: someone who has a strong connection to the moon ya da güzel Türkçemizle şöyle tanımlayabiliriz, ay ile gönül bağı olan kişi. Gökyüzüne âşık biri olarak söylemeliyim ki bu isim beni gülümsetti. Şöyle bir tanım da çıkıyor karşıma: A moonchild is a unique and a curious soul who is often in a daze, his or her mind is always out of this world. They live in their fantasy and refuse to come back to a harsh reality. Yani aklı bir karış havada, toplumun ya da çevredekilerin gerçekliğinden uzağında bir ruh. Kapakta bir hilal ve bir avuç papatya ile bizi selamlıyor Esin Yağmur Akbaş.
Şöyle hızlıca bir baktığımızda bir şiir fanzini olduğunu anlayabiliyoruz Moonchild’ın. Uzun zamandır şiir okumamış bana ilaç gibi geliyor haliyle. İlk şiirimiz İrem Genkertepe’nin kaleminden çıkmış ve tasvir ettiği ortam bana Urla’daki evimin balkonunu anımsatıyor. Arkamda denizin meltemi, sol tarafa baktığımda ulu orta uzanan bir mezarlık ve batan güneş. “Fazla kudret faniyi öldürür” diyor İrem. Esin Yağmur Akbaş bu defa da bir şiiriyle çıkıyor karşımıza, güzel çizimlerinin yanında. İnsanlığın çözemediği, filozofların uğruna ömür çürüttükleri bir soruna dokunuyor aslında Esin, akıl mı kalp mi? İkisinin arasında kalma durumuna hayat denmiyor mu zaten Esin? Biri diğerine hep ağır bassaydı hiç heyecanlanmazdık belki de. Şiiri okurken akıl mı kalp mi dize kendi kendime sorarken Esin’in minik notuyla karşılaşıyorum şiirin sonunda. “Kalple yazıldı”, ne güzel kalbin varmış Esin, tanıştığıma şahsen memnun oldum. Bir sonraki sayfada Mert Gücün İngilizce bir şiirle karşıma çıkıyor. Öncesinde biraz şaşırıyorum haliyle. İngilizce şiir yazmak zor gelmiştir hep bana. Nedense İngilizceyi kelimece yoksul bulurum. Yalnızlığın ve karanlığın içinde mırıldanılan akustik bir parça gibi geliyor Mert’in şiiri bana. Öyle havalı kelimelerle değil, düz ve çoğunlukla kullanılan kelimeleri büyük bir ustalıkla bir araya getirmiş. Tebrik ederim! Oğuzhan Kayacan bir sonraki sayfadan göz kırpıyor bana. Tanıdık bir kalemden çıkan dizeler beni biraz daha güvende hissettiriyor. Oğuzhan’ın kalemini her zaman beğenmiş, üretkenliğine hayran kalmışımdır. Bu şiirde de beni şaşırtmadı. Hayatım sanki bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti, kendimden bir şeyler de her zamanki gibi buldum.
Sonraki sayfalarda karşımıza Eren Burhan’ın Türkçe bir şiiri çıkıyor ve sonrasında bu şiirin İngilizceye çevirisini İrem Genkertepe yapıyor. Harika bir grup çalışması. Ama yine çeviride bir şeyler eksik gibi geldi bana. Neden bilmiyorum, samimilikten soğukluğa geçiyor sanki. Çeviri mükemmel olmuş, ona tek bir lafım yok tabii ki. Bu sadece benim fikrim. Ellerinize sağlık! İrem Genkertepe ve Esin Yağmur Akbaş yine şiirleriyle bizi selamlarken Abi Balı’nın “Köle Miyiz?” adını verdiği sitem yazısıyla karşılaşıyorum. İlk başta gözümden kaçmış demek ki. Söylemek isteyip de susturulduğumuz şeyler için ses olmuş bize Abi Balı. Okurken tüylerim diken diken oldu. Altay Kenger minik bir öyküyle geçip gidiyor gözlerimizin önünden. Volkan Güleryüz, Cemal Süreya misali akmış kendi dizelerinden. Moonchild son zamanlarda okuduğum en sağlam fanzinlerdendi. Bu self-isolation günlerinde size de güzel bir şekilde eşlik edeceğinden şüphem yok. Bir sonraki sayıyı da heyecanla bekliyorum.
Kendinize çok iyi bakın, sağlıklı kalın, evde kalın.
Fanzin yürüyor!

FANZİN: Moonchild Fanzin Sayı 1 (PDF İNDİR)

Daha fazlası Gizem Geçgil

KRİTİK: Merdümgiriz Fanzin 4. Sayı (PDFli)

Merdümgiriz Fanzin’i daha önce hiç okumamıştım. Bu nedenle bu yazıda ayrıntılı bir...
Devamı