Noir Fanzin Söyleşisi (PDFli)

noir fanzin

 

Günümüz dünyasında, ilişkide olduğu her sanat dalını bir reklam olgusu haline getiren, eninde sonunda bir pazar malzemesi kıvamına sokan sistem içinde belki de, en çok etkilenen sinemacılardır. Bütçelerine göre ayrıştırılan, pazarlanma stratejileri üzerinden hesap yapılan ve bu mecrada görsel, yazılı basını da arkasından sürükleyen dev gibi bir sektör.  Sinema meraklıları bilirler, çoğu basılı neşriyatı ellerine aldıklarına karşılaşacakları şey, bir film değerlendirmesinden öte, reklamıdır. Popüler sinema dergilerinde, katma değeri üzerinden yer bulan filmlerin haricinde başka bir dünya da kendi ekseninde döner ve bu çoğu zaman sosyal medyada görülen bireysel çıkışlardır.

Galatasaray Üniversitesi Sinema Kulübü üzerinden bir araya gelerek dikkat çekici bir işe imza atan Noir Fanzin, bu sıkışmışlığa basılı olarak alternatif üreten, yurdun sayılı fanzinlerinden bir tanesi. Sınırlı sayıda baskı yapan ve daha çok joomag.com üzerinden kendilerine ulaşabildiğimiz fanzinde, sinema eleştirilerinden tutun da sanat akımlarına, belgesellere varıncaya kadar bir çeşitlilik var. Özellikle Fanzineist’te yüz yüze gelme imkânı bulduğumuz bu inatçı arkadaşlarla kısa bir röportaj yapmak istedim.

noir fanzin ekip

  • Noir Fanzin nasıl ve hangi itkiyle bir araya geldi? Özellikle parmak basmak istediğim nokta, bir üniversite kulübü çatısı altında toplanıp bunu sürdürülebilir kılmanız. Birçok benzer toplamın bir veya iki sayı sonra, çeşitli sebeplerden dolayı dağıldığını gözlemlemişimdir. Okuyan göreceklerdir ki; karşımızda disiplinli ve ne yapmak istediğini bile bir yapı var, biraz anlatır mısınız?

Noir Fanzin her yönüyle Galatasaray Üniversitesi Sinema Kulübü’nün bir ürünü aslında. Dolayısıyla kulübün gelişim süreciyle paralel bir şekilde ortaya çıktı Noir. Kulübü devraldığımızda her hafta belirlediğimiz bir günde film gösterimi yapmakla başladık. Film sonrasında tartışıp, belirli temalar çerçevesinde analizler yapıyorduk. Üç yıl boyunca istikrarlı biçimde bunu yapmaya devam ettik ve okul içinde kemikleşmiş bir kitlemiz oluştu. Yazılı bir yayın çıkarmayı en başından beri istiyorduk. Ancak gerek teknik gerek maddi çekinceler yüzünden bir türlü cesaret edemiyorduk bu işe. Bir yandan da kendimizi yazılı bir biçimde ifade etme ihtiyacı gitgide artıyordu. En sonunda, geçen yılın Mayıs ayında okuldan bütçe alabildik ve “Neden olmasın?” diyerek ilk sayımızı hazırladık.

İlk sayıyı hazırlarken geleceğe yönelik sistematik bir planımız olduğu söylenemez elbette. O an öncelikle bu ilk sayıyı çıkarabiliyor muyuz, kapasitelerimiz neler bunları görmek istedik. Okul kapandığı için araya üç aylık bir süre girdi ve düzenli olarak her ay dergiyi çıkarmaya eylül ayından itibaren başladık. Bu üç aylık süre dergiyle ilgili kendimizi geliştirmek için güzel bir şanstı bizim için. İlk sayı adeta Noir’in pilot bölümüydü yani.

İçerik konusunda ise daha deneyimliydik, sinemaya gönül vermiş, daha önce yazı yazma deneyimine sahip kişilerdik. Tasarımdaki yeniliklerin yanı sıra her sayıda düzenli olarak yazarak, her birimiz kendine özgü bir üslup geliştirdi. Hatta okul içinde bile kendi beğenisine hitap eden yazarları takip eden farklı okuyucu kitlelerimiz olduğunu öğrendik. Sanırım yolumuza devam etmemizdeki en önemli motivasyon bu yaklaşımlar oldu.

  • Fransızca metinlerin de fanzinde yer aldığını görüyorum. Buradaki amaç nedir, ilerleyen zamanlarda baştan aşağı Fransızca sayılar gelir mi?

Fransızca yazılar fanzindeki farklı içerik denemelerinden biriydi aslında. O sıralarda bir arkadaşımız Brüksel’de Erasmus yapıyordu ve yazdığı birkaç metin vardı. Biz de bunun okuldaki frankofon öğrencilere ulaşmamızı sağlayacak bir yol olabileceğini, okuldaki Erasmus öğrencileri de fanzine dahil edebileceğimizi düşündük. Bunun yanında, önümüzdeki yıl aramızdan üç arkadaşımız Fransa’da eğitimlerine devam edecekler. Noir’ın sesini orada da duyurmak ve devamlılığı sağlamak için Fransızca özel sayılar çıkarmayı da düşünüyoruz.

  • Sinemaya ve film sektörüne dair, fanzin olarak bir tutumunuz, tavrınız var mı? Biraz daha açmak gerekirse, bir fark gözetmeden, olanı gözler önüne sermek çabasındasınız yoksa görmek istediğinizi görünür kılma niyetinde misiniz?

Açıkçası fanzin genelinde ortak bir ideolojik tavırdan söz edemeyiz. Noir’ın belki de en karakteristik özelliği yazarlarına tanıdığı bu özgürlük alanı. Dolayısıyla bir hakikati açığa vurma gayesinden ziyade sinema ve sanatla ilişkili kendi kişisel bakış açımızı görünür kılmaya çalışıyoruz. Çünkü sinema, yerleşik estetik yapıların yanı sıra, seyirci ve film arasında kurulan özgün deneyimler toplamıdır. Bu biricikliği yansıtmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

noir fanzin2

  • Basım ve dağıtım konusu, kuşkusuz bütün fanzinler için bir sorun. Anladığım kadarıyla, bir nebze de siz bunu joomag.com üzerinden çözmüşsünüz. Peki, e-zine olarak istediğiniz tepkiyi ve ilgiyi aldığınızı düşünüyor musunuz? Konuya tıklanma oranından ziyade okunurluk üzerinden değerlendirdiğinizde nasıl bir sonuç ile karşılaşıyorsunuz? Her sayı ne kadar basıp nerelere dağıtıyorsunuz? Döngüyü nasıl sağlıyorsunuz?

Üniversite temelli bir yayın olduğu için özellikle dağıtım ve bütçe bizi gerçekten zorlayan meselelerden. Kaynaklarımız kulüp bütçesinden ibaret olduğu için her ay sınırlı bir bütçemiz var. Okul içinde satış yapmayı tercih etmiyoruz. Bunun yerine stant açıp bir bağış kutusu koyuyoruz. Okul dışında ise Beşiktaş, Taksim, Kadıköy gibi merkezlerdeki cafelere ve kitapçılara bırakıyoruz. Ancak her sayıdan yaklaşık yüzer adet bastığımız için her mekâna adet olarak çok az fanzin düşüyor. Bir ay gibi kısa bir sürede mekânlarda somut bir görünür yakalamak maalesef pek mümkün olmuyor. E-zine yani Joomag burada devreye giriyor. PDF olarak Noir’ın bütün sayılarına erişmek mümkün. Ama yine de bizim istediğimiz düzeyde kişiselleştirilmiş bir arayüze sahip değil. Gelecekte bunu bir site ya da mobil uygulamaya dönüştürmek istiyoruz.

  • Fanzineist gibi fanzin festivaller hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Bu tip etkinlikler, fanzincilerin, fanzinseverlerin kaynaşmasında ve iletişiminde etkili oluyor mu? Sizin festival süreciniz nasıl geçti?

Basılı yayın olarak İstanbul’da somut görünürlük kazanmanın zorluklarından bahsetmiştik. FanzineIst bizim açımızdan bu sebeple inanılmaz bir deneyim oldu. Noir’ın özellikle tematik bir fanzin olmasının ve tasarımının insanların ilgisini çektiğini ve bir noktada diğer fanzinlerden sıyrıldığımızı fark ettik. Set halinde satış yapma şansını bulduk ve çok farklı konularda, özgün yöntemlerle fanzin çıkaran insanlarla tanıştık, arkadaş edindik. Okuyucu kitlemizi karşımızda görmek, yapıcı eleştiriler almak bizi çok mutlu etti. Adeta yalnız olmadığımızı hissettik. Seneye de katılmayı, hatta İstanbul’da festivalin yanında farklı buluşmalar organize etmeyi çok isteriz!

  • Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Noir, şu an üç aylık bir tatil sürecinde. Gelecek sene bünyemizde önemli değişiklikler olacak. Yurtdışına giden arkadaşlarımız var. Dolayısıyla şu an bu süreci organize etmekle meşgulüz. Sonuçta yaşadığımız dijital dünyada mesafeler eskisi gibi bir engel teşkil etmiyor bize. Mobil uygulama, internet sitesi ve Fransızca içeriğe yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Yakın zamanda kapanma tehlikesi atlatan Beyoğlu Sineması’na biz de yardımcı olabilir miyiz, bir süredir ayrıca buna kafa yoruyoruz.  Uzun lafın kısası Eylül ayında tekrar sizlerle olacağız. Bol sinemalı günler ve sevgiler!

Noir Fanzin Facebook

FANZİN: Noir Fanzin 7. sayı (PDF İNDİR)

Daha fazlası Efe Elmastaş

Dem Fanzin 11. Sayısı Çıktı

  Ölülere de çiçek verin. Ama sadece öldükten sonra değil. Böyle başlıyor...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir