Bir Tınıya Yazılan

“İstek” olmasa “sanat” doğar mıydı yeryüzüne?

Sanatı saklayıp da mutlu olduğunu iddia eden kaç kişi var bu dünyada?

Sanat doğumu bekler, onu içinizde öldürmeyin!

 

serkan-ustundag

duymak için fotoğrafa dokunun

Fanzin edebiyatına alışkın olanlar, eğer gözlemciliği ilgi çekici buluyorlarsa, çeşitli fanzinlerde ne kadar da çok doğurmaya hazır bulunan kişi olduğunu fark etmiştir. Belki kalıplaşmış ve bizlere sanat olarak tanıtılmış olgular bütünü dışında kalan eserler de ortaya çıkacaktır, ancak sanatların bu insanların içerisinde ölmesine müsaade edemeyiz.

Çalın enstrümanlarınızı ve söyleyin şarkılarınızı, tuvalleri boş bırakmadan renge doyurun bu dünyayı ve en güzel mısraları takip ettirin bizlere fakat vazgeçmeyin içinizde parlayan bu sanat ateşinden.

Sanat dilimden süzülürken, bir tınıya yazıldı bu parça…

MELEK

 Aslında ben, görmeliydim:

Sen; alınıp küserek gidecek, bitecektin

Ben gülerken…

 

Aklımda sen, tam yanımda…

Sen dövünüp sövecek, gülerek sevecektin,

Ben susarken…

 

Gerçek olsan, sen.. Sen olsan;

Ben çalışır kazanır, geçinir yaşanırdı..

Sen var olsan…

 

Hayalimsin, bir meleksin

Sen..

Her şeyimsin…

 

Söz&Müzik: Serkan ÜSTÜNDAĞ

 

Yorum bırakın